YÖK Başkanı Özcan'a ödül

YÖK Başkanı Özcan'a ödül

İnsani Değerler Derneği, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'a, ''üniversitelerde ayrımcılığa ve özgürlükleri kısıtlayıcı uygulamalara karşı cesur duruşu'' dolayısıyla ''İnsani Değerler Ödülü'' verdi.

YÖK'te düzenlenen törenle ödülü Özcan'a sunan İnsani Değerler Derneği Genel Başkanı Mehmet Bozdemir, bugün dünyada ve Türkiye'de en önemli sorunun ayrımcılık olduğunu savundu. YÖK Başkanı Özcan'ı göreve ilk geldiği günden bu yana takip ettiklerini belirten Bozdemir, olaylara nasıl yaklaştığını ve hangi pencereden baktığını değerlendirdiklerini söyledi. Böyle bir ödülü almanın ve vermenin çok zor olduğunu kaydeden Bozdemir, ''Genel Yönetim Kurulu olarak uzun uzun tartıştık. İlk ödülümüzdür, Sayın YÖK Başkanına takdim ediyoruz. Sayın Başkan üniversitelerimizde her türlü ayrımcılığa ve özgürlükleri kısıtlayıcı uygulamalara karşı gerçekten cesur, onurlu bir duruş sergilemiştir. Bunu hem bilimsel faaliyetlerinde hem de yönetim faaliyetlerinde çok açık bir şekilde görüyoruz'' dedi. 

Özcan ise, ''Şeref verdiniz, çok teşekkür ediyorum. Bugün, herhalde her kula nasip olmayacak bir gün yaşıyorum. Gerçekten onurlandım ve de bambaşka bir aleme doğru kaydım. İnsani Değerler Derneği'ne beni bu ödüle layık gördüğü için müteşekkirim. Gerçekten onur duyulacak bir ödülü aldığımı düşünüyorum, çünkü 'insani değerler' kavramı çağımızda çok önemli bir kavram. Böyle bir ödül gelmesi gerçekten sevindirici. Bir de kalkıp bizim mekanımıza kadar gelip böyle bir yücelik göstermeleri ayrıca beni sevindirdi'' diyerek duygularını dile getirdi. 

Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

''Maalesef geçtiğimiz yıllara kadar bazı vatandaşlarımızı, bazen katsayı sorunuyla bazen de kılık kıyafetle ilgili yasaklarla yükseköğrenim hakkından mahrum ettik, onları bu haktan uzaklaştırdık. Öyle hallere soktuk ki, ülkemizde kendimiz veremediğimiz bu hakkı, bizim insanlarımız gidip başka ülkelerde elde etmeye kalktılar. Bu gerçekten üzücü, bir o kadar da düşündürücü bir olaydır. Niye bunu yapıyoruz insanımıza, ben bugüne kadar tatminkar bir cevabını bulamadım. İnşallah bundan sonra bu türden problemlerle karşı karşı kalmayız. Üstelik biz bunu kendi insanımıza yaparken bir taraftan da büyük ideallerimiz var. Dışardan öğrenci çekip ülkemizi yükseköğretim bakımından bir cazibe merkezi haline getirmeyi planlıyoruz. Bir taraftan yabancı öğrencileri ülkemize çekmeye çalışıyoruz bir taraftan da kendi ülkemizdeki öğrencilerimizi dışarıya itiyoruz. Bu kolaylıkla anlaşılacak bir husus değildir." 

Bütün bu olumsuzluklara rağmen son yıllarda Türkiye'de yükseköğretim alanında önemli gelişmeler yaşandığını' kaydeden Özcan, özellikle insan haklarının korunması ve demokrasi adına önemli adımlar atıldığını söyledi. Son 7 yılda hem üniversite sayılarının hem de öğrenci sayılarının iki kat artığını ifade eden Özcan, ''Bunu hükümetimize ve siyasilerimize de borçluyuz. Biz bu süreç içerisinde olumlu bir yaklaşım sergiledik. Ayak bağı olmadık. Daha önceki dönemlerde görüldüğü gibi vakıf üniversitelerinin açılmasını engelleriz gibi bir tutumumuz olmadı. 'Madem ki ihtiyaç var, biz bu okulları da memnuniyetle açarız' gibi pozitif bir tutum takındık'' dedi. 

Özcan, son çıkan ''af kanunu''nun da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bunun çağdaş bir uygulama olduğunu söyleyen Özcan, çağdaş ülkelerde insanların yükseköğrenim hakkından mahrum bırakılmadığını kaydetti. Özcan, ''Biz eğitimdeki hak ve özgürlükleri artırmak için gerçekten çabalıyoruz ama siz de takdir edersiniz ki, sadece YÖK'ün çalışmalarıyla bu iş halledilebilecek bir iş değildir. Onun için bizim de sizlere çok ihtiyacımız var. Sizin gibi dernekler bizden daha fazla hak ve özgürlük talep ederek, bizim kolumuzun kısa kaldığı yerlerde devreye girerek, bize destek vererek daha başarılı sonuçlar almamızı sağlayabilirler'' diye konuştu.

Yorumlarınızı Önemsiyoruz...!